Seyrek Defekasyon ile Kolon Kanseri Arasındaki İlişki Nedir?

Seyrek dışkılama ve kolon kanseri arasında bağlantı kurmaya çalışan çalışmalar şu ana kadar yetersiz kaldı. Bazıları sık veya uzun süreli kabızlığı olanlarda kolorektal kanserlerde önemli bir risk göstermiştir, diğerleri ise en sık dışkılananların yüksek risk altında olabileceğini belirtmiştir. Seyrek dışkılama ile kolon kanseri arasında gerçekten bir bağlantı olup olmadığını belirlemek için ek çalışmalara ihtiyaç vardır.

Kronik kabızlığın kolorektal kansere katkıda bulunduğunu düşünenlerin temel teorisi, atık geçiş süresinin artmasının, kolon tarafından emilen ilave toksinlerin ortaya çıkmasıyla sonuçlanmasıdır. Bu toksinler, gıdalardaki pestisitlerden, gıdada sentetik olarak üretilmiş katkı maddelerinden ve diğer kaynaklardan gelen kanserojen maddeleri içerebilir. Dışkı maddesi kolonda otururken, su ondan emilir ve sonunda, atık maddeler ayrıca karaciğer ve kolon tarafından yeniden işlenmek üzere vücuda geri emilebilir. Bu teorilerin doğru olup olmadığı hala tespit edilememiştir, ancak bazı çalışmalar kabızlıkla sık sık görülenlerin kolon kanseri riskinde artış olabileceğini göstermiştir.

Aynı zamanda, nadir görülen dışkılama ile kolon kanseri arasındaki herhangi bir potansiyel bağlantının kabızlığın kendisinden mi yoksa bu duruma sahip olanlar arasında yaygın olan diğer faktörlerden de kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirsizdir. Kolon kanseri ile karşı karşıya kalanların, özellikle aile öyküsü olmayanların, işlenmiş yiyecekleri yemesi, fazla kilolu olması ve yeterince su içmemesi daha olasıdır. Kabızlığı önleyen ve kolonun düzgün hareket etmesini sağlayan lifin, düzenli tüketenlerde kolorektal kanser risklerini azalttığı gösterilmiştir.

Yukarıda belirtilenlere zıt bulguları gösteren ek çalışmalar yapılmıştır. Bazen kabızlık çekenlerin, günde iki veya daha fazla kez dışkılananlara göre daha düşük kolon kanseri riski bulunduğunu belirtirler. Ek testler dışkılama ve kanser riski arasında hiçbir bağlantı olmadığını göstermiştir.

Kolon kanseri gelişme riskini belirlerken çeşitli faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Durum, kalıtsal olduğu için aile öyküsü güçlü bir rol oynar. Yağda ve aşırı işlenmiş gıdalarda yüksek bir diyet yemek dehidrasyon gibi riski de arttırır. Yaş ve genel sağlıkla birlikte bu faktörler, her tür kanserde gelişme riskini büyük ölçüde etkileyebilir.

DİĞER DİLLER

Bu makale size yardımcı oldu mu? Geri dönüşünüz için teşekkür ederiz Geri dönüşünüz için teşekkür ederiz

Nasıl yardımcı olabiliriz? Nasıl yardımcı olabiliriz?